29 Ekim 2015 Perşembe

Türkiye'de Geoteknik

Zemin mekaniğinin Türkiye açısından önemi bu bilim dalının Terzaghi tarafından Türkiye'de tasarlanmış ve geliştirilmiş olmasıdır. Erdbaumechanik kitabının ilk nüshasının Robert Kolej'e ithaf edildiği söylenmektedir.

Türkiye'de zemin mekaniği dalında ilk doktora çalışması devlet bursu ile  Ord.Prof.Dr. A. Hamdi Peynircioğlu (1908-1982) tarafından Berlin Üniversitesi'nde adı literatüre geçerek yapılmıştır. Bundan dolayı Peynircioğlu Türkiye'de zemin mekaniğinin kurucusu olarak kabul edilmiştir. Zemin mekaniği konusunda ilk eserin ise Geyve'de Yılanda heyelanını açıklayan 1340 tarihli Ahmed Müştak, İbrahim Hakkı ve Ahmed Malik'in yayınladığı 23 sayfalık rapor olduğu sanılmaktadır.

İkinci dünya savaşı sonrası yol ve baraj inşaatları ile girişilen ve sonra endüstri yapıları ile sürdürülen bayındırlık atılımı Karayolları ve Devlet Su İşleri Genelmüdürlükleri gibi uygulayıcı kuruluşlarda geniş ölçüde yabancı danışman desteği ile sürdürülmüştür. 1950'den sonra başta İstanbul Teknik Üniversitesi olmak üzere İstanbul Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi ve Ortadoğu Teknik Üniversitesi konuya eğilmiştir. Ancak devletin araştırmaya desteğini kısıtlı tutması ve üniversite öğretim üyelerinin endüstriden gelen danışmanlık taleplerine öncelik vermeleri geoteknik gibi Türkiye için çok bol kaynaklı bir dalın yeterince gelişememesi sonucunu yaratmaktadır. DSİ ve TCK gibi büyük kuruluşların iş yükü buralarda kurulmuş teknik araştırma dairelerinin işlevleri dışında çalışmalarını zorunlu kıldığından başka ülkelerde devlet kuruluşlarının gerçekleştirdiği öncülük görevi de gerçekleşememektedir. Bu amaçla kurulmuş olan Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu TÜBİTAK'ın araştırmayı teşvik etme gayretleri de bugüne kadar etkisini gösterememiştir.

Türk geoteknik camiası giderek genişleyen ve yüksek standardda çalışmalar yapan bir kimlik kazanmaktadır. Bu 1974'ten bu yana Ulusal Kongreler düzenlenmesi ile de dışa yansımaktadır. Uluslararası Zemin Mekaniği ve Temel Mühendisliği Kongresi'nin 2001 yılında Türkiye'de yapılmış olması grubun dinamizmini gösterme açısından önemlidir.

Kaynak: Önalp A. (1997); Geoteknik Bilgisi I Zeminler ve Mekaniği

Hiç yorum yok :

Yorum Gönderme

Yorumlar