Kayıtlar

geoteknik makaleleri etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Kil nedir?

KİL NEDİR? Bilimsel tarifiyle kil, hidratlı alüminyum ve magnezyum silikatlardan oluşan doğal bir ikincil mineraldir. Dane boyutu 2 mikron veya daha küçüktür ve aynı boyuttaki başka minerallerden farklı olarak su ile karıştırıldığında çamur oluşturur. Islakken hamur halinde şekil verilebilecek kadar plastisiteye sahipken pişirildiğinde büyük dayanım artışları gösteren bir katıya dönüşür. Islatıldığında genellikle hacım artışı gösterir. Kurutulduğunda ise hacmı azalır ve çoğunlukla çatlar. Toprakların mineral içeriği çoğunlukla kuvars olan çakıl, kum, silt ve ikinci silikatlardan oluşmuş kil olarak gösterilirse, diğer bileşenlerin toplamının %25'i geçmediği karışımlar da killi zemin olarak adlandırılır.  Kil sadece mühendis ve jeologun ilgilendiği bir ortam değil tarım ormancılık seramik endüstrisi ve tıpta da önemli bir endüstriyel ihtiyaçtır. Killer birçok durumda geoteknik mühendisinin yararına olan özelliklerinden dolayı aranır. Dolgu barajlarda ve atık depoların ta...

Kazıklı Temellerin Tasarım Metodu

Kazıklı temeller yeni yapılan inşaatlarda yaygın olarak kullanılmakta. Kazık dayanımını ve güvenliğini belirlemek önemli bir konu. Eurocode başlangıcından beri daha kesin yaklaşımlar da gerekli olmaya başladı. Kazık dayanımları genellikle CPT sonuçlarından elde edilmekte. Bu çalışmada değişik yaklaşımlar ve tasarım deneyimleri dikkate alınarak yeni bir metot önerilmekte. Metod zemin tipini ve kazık teknolojisini dikkate almakta. Metot 63 kazık yükleme deneyi ile kontrol edildi ve güvenilirliği sınandı. Bu makale araştırmacının doktora tezine dayanmaktadır. Kaynak: EUROCODE 7 ‘ye göre kazıklı temellerin CPTverileri doğrultusunda tasarımı

Baraj Dolguları 8. Kısım

Islah Bürosu, su ve su kaynaklarının idaresi, çevreye uygun ve ekonomik kullanılmasını sağlamak, profesyonellerin teknik ihtiyaçlarını karşılamak, uygulamalara rehberlik etmek için dökümanlar yayınlamakta ve Amerikan vatandaşlarına rehberlik etmektedir. Halk sağlığını, güvenliğini ve refahını sağlamak için Islah tesislerinin geliştirilmesinde hissedarların istekleri ve tasarım standartları arasında bir uyum gözetilmeli. Sorumlu tasarımcılar tüm bunları sağlamak için standartlar ve tüm teknik şartnamelerde bu amaca odaklanmalıdırlar. Referans: Tasarım Standartları No.13, Islah Bürosu Ocak 2014 Organizasyon: ABD Islah Bürosu Departmanı Kaynak: Baraj Dolguları  

Uygulama İçin Kazı İş Tüzüğü

Uygulama İçin Kazı İş Tüzüğü (2015) Bu tüzük kazı işleri ile ilgilenen kişi veya firmalara iş sağlığı ve güvenliği hakkında rehberlik ediyor. Bu tüzük hendek, maden kuyusu ve tüneller de dahil olarak tüm kazı işlerine uygulanabilir. Tüzük kazı işi yapan firma sahiplerine veya yöneticilerine rehberlik edebilir. Dili : İngilizce Kaynak:   Uygulama İçin Kazı İşleri Tüzüğü (İngilizce) 

Geoteknik Süreli Yayınları

Geoteknikte İngilizce uluslararası dil olarak belirmiştir. Bunun sonucu en önemli yayınların hemen tümü bu dildedir. Türkiye'de Zemin Mekaniği ve Temel Mühendisliği Ulusal Komitesi (1979-1984) Zemin adlı bir dergi çıkarmışsa da yayın günümüzde sürdürülememektedir. Devlet kuruluşlarının zaman zaman çıkardığı teknik bültenler ise başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Günümüzde bu alanda özel bir dergi çıkmamakta ancak geoteknikle ilgili makaleler hakemlik sistemi ile İnşaat Mühendisleri Odasının yayımladığı Teknik Bülten ve TÜBİTAK'ın dergilerinde aralıklı olarak belirmektedir.  Dünyada ise şu dergiler ön sıralarda sayılabilir:  1. Journal of Geotechnical Engineering                          (American Society of Civil Engineers ASCE) 2. Geotechnique                                (Institution of Civil Engineers and British Geote...

Türkiye'de Geoteknik

Zemin mekaniğinin Türkiye açısından önemi bu bilim dalının Terzaghi tarafından Türkiye'de tasarlanmış ve geliştirilmiş olmasıdır. Erdbaumechanik kitabının ilk nüshasının Robert Kolej'e ithaf edildiği söylenmektedir. Türkiye'de zemin mekaniği dalında ilk doktora çalışması devlet bursu ile  Ord.Prof.Dr. A. Hamdi Peynircioğlu (1908-1982) tarafından Berlin Üniversitesi'nde adı literatüre geçerek yapılmıştır. Bundan dolayı Peynircioğlu Türkiye'de zemin mekaniğinin kurucusu olarak kabul edilmiştir. Zemin mekaniği konusunda ilk eserin ise Geyve'de Yılanda heyelanını açıklayan 1340 tarihli Ahmed Müştak, İbrahim Hakkı ve Ahmed Malik'in yayınladığı 23 sayfalık rapor olduğu sanılmaktadır. İkinci dünya savaşı sonrası yol ve baraj inşaatları ile girişilen ve sonra endüstri yapıları ile sürdürülen bayındırlık atılımı Karayolları ve Devlet Su İşleri Genelmüdürlükleri gibi uygulayıcı kuruluşlarda geniş ölçüde yabancı danışman desteği ile sürdürülmüştür. 1950'de...

Yaşam Süreci Değerlendirmesi

LCA (Yaşam süreci değerlendirmesi) bir ürünün kullanım ömrü boyunca çevresel etkilerinin ölçülmesinde kullanılmaktadır. LCA ürünün yaşam ömründe kaynakların elde edilmesinde başlayarak, üretime, kullanmaya, geri dönüşüme ve atıkların imhasına kadar olan süreci dikkate alır. LCA araştırmaları diğerlerini yaratmadan çevresel sorunların engellenmesini amaçlar. LCA’nın şartları ISO 14040:2006 ve ISO 14044-2006’dır. LCA çalışmaları çeşitli amaçlarla kullanılan ürün veya sistemlerin çevresel etkilerinin karşılaştırılmasında da kullanılmaktadır. Örneğin inşaat mühendisliği projelerinin tasarımında iki değişik çözüm karşılaştırılarak çevresel etkisi daha az olan proje seçilebilir

Karbon Ayakizi

Karbon ayakizi Birleşik Krallık Karbon Güvenliği (UK Carbon Trust) tarafından kişiler, organizasyonlar, olaylar ve ürünler yüzünden dolaylı veya doğrudan oluşan Karbon Salınım Emisyonlarının ölçümü için tanımlanmıştır. Ayakizi, Karbon Salınımı Emisyonları Kyoto Protokolü’nde altı madde olarak dikkate alınmaktadır: karbondioksit (CO 2 ), metan (CH 4 ), Nitrojenoksit (N 2 O), hidroflorkarbonlar (HFCs), perflorkarbonlar (PFCs), ve sülfürhekzaflorüd (SF 6 ). Birleşik Krallık’ta karbon ayakizi ton/karbondioksit eşitliği ile ölçülür. Ton/Karbondioksit değişik karbon gazı salınımlarının karşılaştırılmasına olanak sağlamaktadır. Bu birim bahsedilen 6 değişik gazın 100 yıllık ısıtma potansiyeli ile çarpılması ile elde edilir. Birleşik  Krallık iki tip karbon ayakizi tanımlamaktadır: 1.   Organizasyonel karbon ayakizi; bir organizasyonun binalarının, endüstri komplekslerinin ve şirket araçlarının aktivitelerinden kaynaklanan emisyonlar. 2.     Tüm kullanım ömrü...

Avrupa Birliği Karbon Salınımı Politikaları

Avrupa Birliği Karbon Salınımı Politikaları Kyoto Protokolü’nü 1997’de imzalayan 15 AB üyesi 2012’ye kadar karbon salınımını 1990’daki seviyeden %8 azaltmayı kabul etti. AB ek protokollerle daha sonra bu oranı %13’e kadar çıkarmayı planladı. 2020 hedeflerini belirlediler: ·          %20 daha az karbon salınımı (1990 seviyesine göre) ·          %20’ye çıkmış yenilenebilir enerji oranı ·          %20 daha az enerji tüketimi

Geoteknik ve Sürdürülebilirlik

Son 20 yılda mevcut kalkınma modelinin sürdürülemez olduğu anlaşılmıştır. Bir başka deyişle olanaklarımızın ötesinde yaşamaktayız. Sürdürülebilir kalkınmanın amacı gelecek nesillerin yaşam kalitesini etkilemeden; bütün dünya insanlarının temel ihtiyaçlarının karşılanmasını ve daha iyi bir yaşam kalitesi elde etmektir. Birleşik Krallık hükümeti çalışmalarını dört alana odaklamaktadır: ·          İklim değişimi ve enerji ·          Doğal kaynakların korunması ve çevre iyileştirmesi ·          Sürdürülebilir tüketim ve üretim ·          Sürdürülebilir topluluklar Daha sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması yaşanmakta olan iklim değişiminin derecesini belirleyecektir.  İklim değişimi geçmişte uygulanan karbon salınım emisyonları yüzünden kaçınılmaz olsada; iklim değişiminin çevre, ekonomi ve toplum üzeri...

Geoteknik ve Geosentetiklerin Kullanımı İle Karbon Ayakizi Azalımı Örnekleri

Son yıllarda inşaat mühendisliği projelerinde geosentetiklerin kullanılmasının karbon ayakizini azaltması hakkında yayınlanan makaleler artmıştır. WRAP raporlarından altı durum geçmişi geoteknik mühendisliği projelerinde CO 2  salınımının azaltılmasının hesaplamalarını göstermektedir. Örnek durumlar tablo 1 a ve 1b de görülmektedir. Tablo 1 TANIMLAR CO 2 azalımı Atık Dolgu Yapı Toplam 1.Çevresel set Orijinal tasarım: Taş getirilmesi ve ağırlık sepeti sistemi Geosentetik tasarım: Saha zemininde güçlendirilmiş zemin kullanımı 100% 67% 96% 87% 2.Yol set Orijinal tasarım: Ayakizini azaltmak için taş getirilmesi Geosentetik tasarım: Saha zemininde güçlendirilmiş zemin kullanımı 58% 36% Artış 31% Setler ve toprak dolgular WRAP durum geçmişinde ilk örnekte (Tablo 1) atıklarda bünyesel CO2 %100 azaltılmıştır. Bu kötü zeminlerin sahadan uzaklaştırılmak yerine z...

Geosentetiklerin Kullanımı İle Sürdürülebilir Kalkınma

İnşaat mühendisliği uygulamalarında çoğunlukla ithal edilen malzemelerin maliyetini düşürmenin getirdiği finansal avantajlar, atık maliyetlerini düşürmek ve genellikle zemin, beton veya çeliğin kullanıldığı geleneksel çözümlere göre daha etkili olmalarından dolayı geosentetikler kullanılır. Ek olarak çevresel faydaları da vardır. Örneğin geosentetik malzemelerin kullanılması, duvarlarda bulunan doğal malzemelerin performansını dikkate değer oranda arttırabilir. Bununla birlikte diğer çevresel faydalar inşaat mühendisliği projesinin tüm yaşam devri dikkate alınması ile sağlanabilir. Bu makale de Birleşik Krallık ve geri kalan avrupada geosentetiklerin ve sürdürülebilirliğe olan etkileri değerlendirilmektedir.  İlgili makaleler:  1) Sürdürülebilir Kalkınma 2) Avrupa Birliği Karbon Salınımı Politikaları 3) Karbon ayakizi 4) Geosentetiklerin kullanımı ile karbon ayakizi azalımı örnekleri 5) Sonuçlar

Geoteknik Mühendisliği Tarihi - Modern Zemin Mekaniği

Geoteknik mühendisliğinin bu döneminde killer ile ilgili araştırmalar yapıldı ve araştırmalar yayınlandı. Killerin temel parametreleri ve özellikleri belirlendi.  1927'den Sonra Geoteknik Mühendisliği Erdbaumechanik auf Bodenphysikalisher Grundlageby'ın 1925 yılında Terzaghi tarafından yayınlanması ile birlikte zemin mekaniğinin gelişiminde yeni bir çağ başladı. "Zemin Mekaniği'nin Babası" olarak bilinen Terzaghi 2 Ekim 1883'te Prag'da dünyaya geldi. 1904 senedinde Graz Teknik Yüksekokulu'nda makine mühendisliği önlisansı yaptı. Mezuniyetinin ardından Avusturya ordusunda bir sene askerlik yaptı. Askerliğinin ardından Terzaghi 1 sene daha jeolojik konulara odaklandı. Haziran 1912'de Teknik Bilimler doktoru oldu. 1916'da İstanbul Teknik Üniversitesi'nden aldığı daveti kabul etti. 1.Dünya Savaşı'nın ardından  Robert Kolej'de rektörlük yaptı (1918-1925). Burada killerin davranış ve oturmaları ile baraj altlarında meydana gele...

Geoteknik Mühendisliği Tarihi - Klasik Zemin Mekaniği Faz II

Bu dönemde kumla yapılan laboratuar deneyleri ile deneysel sonuçlar elde edildi. Dönemin en erken çalışması Fransız mühendis Henri Philibert Gaspard Darcy (1803-1858) tarafından yayınlandı. 1856 yılında kumların permeabilitesi hakkında yaptığı deneylerin sonuçlarını yayınladı. Bu deneylere dayanarak  Darcy; günümüzde de geoteknik mühendisliğinde çok önemli bir parametre olan  zeminin permeabilite katsayısı terimini tanımladı. Astronomi profesörü Sir George Howard Darwin (1845–1912), istinat duvarlarında devrilme anında kumların  gevşek sıkı durum kompaksiyonlarını inceledi. 1885 yılında Joseph Valentin Boussinesq (1842–1929) tarafından dikkate değer başka bir araştırma yayınlandı. Araştırma homojen elastik ve izotropik taşıma bölgelerinde gerilme dağılımı teorisi hakkındaydı. 1887'de Osborne Reynolds (1842-1912) kumlarda genleşim fenomenini ortaya attı.

Geoteknik Mühendisliği Tarihi - Klasik Zemin Mekaniği Faz I

Geoteknik mühendisliği tarihinin bu döneminde gelişmelerin çoğu Fransız mühendis ve biliminsanları tarafından gerçekleştirilmiştir. Klasik öncesi dönemde bütün önem  istinat duvarlarında zemininin göçmesine neden olan yanal toprak basıncına verilmişti. 1776 yılında yayınlanan meşhur makalesinde Fransız biliminsanı Charles Augustin Coulomb (1736-1806) istinat duvarları ve zemin arasında ki kaymanın pozisyonunu hesaplamaya çalışmıştı. Analizinde Coulomb sürtünme kanunları ve zeminlerin kohezyonunu kullandı. 1820 yılında Coulomb'un çalışmalarının özel durumları Fransız mühendis Jacques Frederic Francais (1775-1833) ve mekanik profesörü Claude Lois Marie Henri Navier tarafından incelendi. Bu özel durumlar eğimli dolgular ve yapının üzerine gelen ek yük gibi durumlardı. 1840 yılında, Jean Victor Poncelet (1788-1867), ordu mühendisi ve mekanik profesörü; Coulomb'un teorisini istinat duvarlarında yanal basıncın büyüklüğünü grafik metotlarla belirleyerek geliştirdi. Poncelet ayrıca ze...

Geoteknik Mühendisliği Tarihi - Klasik Öncesi

Geoteknik mühendisliğininin ilk aşamalarının ortaya çıktığı bu dönemde zeminin eğim ve birim ağırlıklarına odaklanan araştırmalar yapılmıştır (Ampirik zemin basıncı teorileri vs.). 1717 de Fransa kraliyet mühendisi Henri Gautier (1660-1737) zemin eğimlerini inceledi ve istinat duvarlarının tasarım prosedürlerini formülüze etmeye çalıştı. Bugün kullandığımız doğal eğim artık dinlenme açısını ifade ediyor. Çalışmalarına göre kuru kumun ve sıradan toprağın doğal eğimini 31 ve 45 olarak buldu. Kuru kumun birim ağırlığını da 18.1 kN/m3 olarak hesapladı. Killere değinmedi. 1729 yılında Bernard Forest de Belidor (1671–1761) Fransa'da ordu ve inşaat mühendisleri için bir kitap yayınladı. Zemin basıncı ve istinat duvarları hakkında teorilerini yayınladı. Zeminleri birim hacim ağırlıklarına göre sınıflandırarak ilk zemin sınıflandırma tablosunu oluşturdu. İlk laboratuar modeli 1746 yılında Fransız mühendis Francois Gadroy tarafından 76 mm'lik bir istinat duvarı modeli ile yapıld...

Geoteknik Mühendisliği - Giriş

Geoteknik mühendisliği zemin malzemelerinin inşaatlarda uygulanmasına ait sistematik yaklaşımlar ve prensiplerdir. Hemen hemen bütün inşaat mühendisliği uygulamaları zemin ile doğrudan temas halindedir ve geoteknik özelliklerinden ayrı düşünülemezler.  İnsanlık tüm medeniyetleri oluştururken binalar inşa etmeye gereksinim duymuşlardır. Barajlar, köprüler,yollar ve diğer yapılar... Tarih boyunca temel tasarımı hep deneme ve yanılma yöntemine göre yapılmaktaydı. Zemin özelliklerini incelemek ve anlamak için uzun süre pek bir çaba gösterilmedi. Bu yaklaşımın en bilinen sonuçlarından biri meşhur Pisa Kulesi'dir. Yapımında zemin özellikleri dikkate alınmadığı için, önceden denenen düzeltme çalışmalarına rağmen, dikeyde 5.5 derecelik bir eğilme meydana gelmiştir. Zeminler hakkında ilk rasyonel yaklaşımlar Fransız ordusunda görevli Charles Coulomb tarafından onsekizinci yüzyılda istinat duvarı uygulamalarında gerçekleştirilmiştir. Geoteknik mühendisliği hakkında daha kapsamlı ara...